Turistlerin Hayal Kırıklığının Psikolojik Yansıması: Paris Sendromu

1
322

Hepimiz zaman zaman beklentilere girer ve işler istediğimiz gibi gitmediğinde hayal kırıklığına uğrarız. Peki turistlerin gezdiği şehrin, hayallerindeki gibi olmadığını fark ettiklerinde psikolojik rahatsızlığa yakalandığını söylesek? Sizler için bu yazımızda Paris Sendromu’nu anlattık.

Paris; tarihi yapıları, modaya olan katkıları ve özel atmosferiyle tüm dünyada büyük bir üne sahiptir. Filmler, diziler ve sosyal medya; Paris’i genellikle romantik, zarif, zengin ve sorunsuz bir mekân olarak tasvir eder. Ancak bu ün turistlerin zihninde aşırı idealize edilmiş bir imaj yaratır. Bu idealize edilmiş imajla gerçek arasındaki uçurumu fark eden ziyaretçiler, duygusal ve psikolojik tepkiler gösterebilirler.

Ziyaretçilerin çoğu; Amelie filmindeki gibi Arnavut kaldırımlı sokakları, Fransız kadınlarının güzelliği ya da Louvre’daki yüksek kültür ve sanat gibi son derece romantik bir Paris vizyonuyla gelirler. Ancak geldiklerinde fast food zincirlerinin şehrin her yerine sivilce gibi yayıldığını, yankesicilik ve gaspın bölgedeki en yaygın suçlardan olduğunu, Eyfel Kulesi’nin arkasında güneş ne ​​kadar güzel batıyor olsa da yapının dibinde 1 euroluk bibloları almak için bağıran satıcıları görünce hayal kırıklığına uğruyorlar.

Paris Sendromu tüm milletlerden gelen ziyaretçilerde görülebilse de genellikle Japon turistlerde rastlanır. Kaba bir taksi şoförüyle ya da akıcı Fransızca konuşamayan müşterilere bağıran Parisli bir garsonla karşılaşmak Batı kültürlerinden olan turistler tarafından normal karşılanabilir. Ancak öfkelendiğinde bile seslerini nadiren yükselten kibar ve yardımsever bir topluma alışkın olan Japonlar için hayallerindeki şehrin bir kabusa dönüşmesi deneyimi ağır gelebilir.

Paris Sendromu yaklaşık 40 yıl önce, Fransa’da çalışan Japon psikiyatrist Profesör Hiroaki Ota tarafından tanımlamıştır. Farklı kişilerde farklı şekillerde kendini gösterse de en yaygın semptomlar arasında akut sanrılar, halüsinasyonlar, baş dönmesi ve terleme yer alır. Genellikle yatak istirahati ve sıvı alımı birkaç gün içinde sorunun çözülmesini sağlasa da geçmişte bazı hastaların tıbbi gözetim altında ülkesine geri gönderilmesi gerekmiştir. Bu sebeple Japon büyükelçiliği, şiddetli kültür şoku yaşayanlar için 24 saat hizmet veren bir yardım hattına sahiptir ve ihtiyacı olan herkesin hastanede tedavi edilmesine yardımcı olmaktadır.

Kaynak1, Kaynak2, Kapak Görseli Kaynak