21 Temmuz 2024, Pazar
spot_img

Bebeklikten Yaşlılığa Giden Yol: İnsan Gelişimi – Bölüm 3

Şimdiki bölümde Erik Erikson’un 8 basamaklı psikososyal gelişim modelinin son 3 basamağını inceleyerek bu seriyi sonlandıracağız. Keyifli okumalar dilerim.

Yakınlığa Karşı Yalıtılmışlık (20 – 40 yaş)

Bağımsızlık, yakınlık kurma ve kimlik kazanımı gibi birbiriyle rekabet halinde olan duygularla baş edebilme genç yetişkinlik döneminin temel görevidir. İlk yetişkinlik yılları genellikle bireylerin diğer bireylerle yakın ilişkiler geliştirdikleri bir zamandır. Genç yetişkinler bir yandan bir başkasına romantik olarak bağlanırken, diğer taraftan da bağımsız ve özgür olma yönünde güçlü bir istek sergilerler ve bu durumun genç yetişkinlikteki olgunlaşmada önemli sonuçları vardır. Genç yetişkinlikteki gelişim, yakınlık ve bağımsızlık arasında hassas bir dengeyi içerir. Erikson’a göre yakınlık ancak bireyler, durağan ve başarılı kimlikler geliştirdikten sonra ortaya çıkabilir. Erikson yakınlığı, birinin kendini bir başkasında kaybederek bulması olarak tanımlamaktadır. Eğer yakınlık ilk yetişkinlik yıllarında gelişmezse birey kendini yalıtılmış hisseder. Peki yalıtılmışlık hayatımızda nasıl tezahür etmektedir? Başkalarıyla yakın ve anlamlı ilişkiler geliştirememe bireyin kişiliğine zarar verebilir. Bu durum bireyleri kendini engelleyenleri reddetmeye, göz ardı etmeye veya onların üstüne gitmeye yöneltebilir. Bu koşullar gençlerin kendilerini bir liderle bütünleştirmek için sarf ettikleri sığ ve dokunaklı çabaları açıklayabilir. Erikson’a göre bu durum bireyi eninde sonunda nerede yanlış yaptığını anlamak için kendini aramaya geri döndürecektir. Bu da genellikle depresyon ve ileri düzeyde yalıtılmışlıkla sonuçlanır. Bu dönem krizinin olumlu çıktısı sevgi olumsuz çıktısı ise dışlayıcılıktır.

Üretkenliğe Karşı Durgunluk (40 – 60 yaş)

Erikson’a göre üretkenlik yetişkinlerin sonraki kuşaklara bir miras bırakma istekleridir. Üretkenlikle geride bir şeyler bırakarak bir bakıma ölümsüzlüğü başarmaktadırlar. Bireyler gelecek kuşaklar için bir şey yapmadıklarını hissettiklerinde durağanlık veya kendi içine çekilme gerçekleşir. Yetişkinler, çocuk sahibi olarak, anne babalık yaparak, öğreterek, liderlikle ve toplum yararına işler yaparak üretkenliklerini sağlamış olurlar. Bu dönem krizinin olumlu çıktısı bakım olumsuz çıktısı ise reddediciliktir.

Ego Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk (60 sonrası)

Yaşlandıkça üretkenliğimizi yavaşlatma ve emekli bir birey olarak hayatı keşfetme eğiliminde oluruz. Bu süre zarfında, başarılarımızı düşünür ve kendimizi başarılı bir yaşam sürüyor olarak görürsek bütünlük geliştirebiliriz. Erik Erikson’a göre yaşamlarımızı verimsiz olarak görürsek, geçmişlerimiz hakkında suçluluk duyarsak veya yaşam hedeflerimizi gerçekleştiremediğimizi hissedersek, yaşamdan memnun olmadığımıza ve genellikle depresyon ve umutsuzluğa yol açan umutsuzluğa kapılma ihtimalimiz oldukça yüksektir. Bu dönem krizinin olumlu çıktısı bilgelik olumsuz çıktısı ise kibirdir.

Bu 3 bölümlük seri boyunca insanın psikososyal gelişimine Erik Erikson bakış açısından baktık ve onun 8 basamaklı modelini inceledik. Umarım sizler için de keyifli bir seri olmuştur.

Re-Envisaging the Eight Developmental Stages of Erik Erikson: The Fibonacci Life-Chart Method (FLCM)

The psychosocial development theory of Erik Erikson: critical overview

Erik Erikson

Erik Erikson and psychosocial development

Santrock, J. W. (2012). Yaşam boyu gelişim. Ankara: Nobel Yayıncılık (Türkçe Çeviri:, Ed.: Galip YÜKSEL). Ankara.

Hazırlayan: Burak Engür

İlgili Yazılar

spot_img

Son Yazılar