20 Temmuz 2024, Cumartesi
spot_img

Kırık Camlar Teorisi: Cezai Suçlar Önceden Engellenebilir mi?

Toplumda birbirini teşvik ederek ortaya çıkan suçlar ya da davranışlar sık sık gözlemlenebilir. Kırık camlar teorisi suç ve düzensizlik döngüsüne farklı bir yönden bakmayı sağlıyor. 1990’larda New York polis teşkilatının büyük ölçüde etkilendiği bu teoriye gelin bir göz atalım.

Kırık cam teorisi ilk olarak Stanfordlu psikolog Philip Zimbardo tarafından çalışıldı ve George Kelling ve James Wilson tarafından 1982’de öne sürüldü. Kırık cam kavramı aslında aynı çevrede yaşanabilecek bir uygunsuzluk ve sivil suç için bir metafor olarak kullanılmakta. Teoriye göre bir çevrede ortaya çıkan düzensizlik daha sonrasında ciddi suç oluşumlarına neden olabiliyor. Toplumda görülen topluca içme, vandalizm, ulaşım ücretlerini ödememe gibi suç ve sivil kargaşa belirtileri de suça teşvik edebiliyor.

Bir muhitte eski bir binanın camı kırılıyor ve bu noktadan sonra bazı insanlar bir taş alıp başka camları da kırma eğiliminde oluyor. Bunun yanında boş bir alana çöp atıldığını düşünün, günden güne çöp yığını büyüyecektir çünkü diğer insanlar da bu harekete teşvik edilmiş oluyor. Bilim insanlarına göre suçla ve düzensizlikle ilgili bozuklukların görüldüğü iki durum var; fiziksel ve sosyal. Boş binalar, kırık camlar, terk edilmiş arabalar ve çöp atılmış boş alanlar fiziksel bozukluğa örnektir. İkinci tip bozukluk ise sosyaldir ve bu duruma gürültücü komşular, sokak köşelerinde toplanan ve rahatsız edici hareketler sergileyen insanlar örnek gösterilebilir.

Kırık cam gibi teorilerin gelişiminden önce özellikle Newyork polisi daha büyük suçların peşine düşüyordu. Asıl endişe soygun ve cinayet gibi mağdur için en ciddi sonuç olarak algılanan suçlarla ilgiliydi. Wilson ve Kelling suç döngüsüne farklı bir açıdan bakarak ciddi suç ve düzensizlikler oluşmadan önceki sürece odaklandılar. Suçun düzensizlikten kaynaklandığını ve düzensizliğin ortadan kaldırılması halinde ciddi suçların meydana gelmeyeceğini teorize ettiler.

Kırık cam teorisi bazı görüşlere göre polis teşkilatına hızlı ve az masrafla suçu önceden engelleme fırsatı tanıyor. Düzensizliğin görüldüğü muhitte, kırık camlı ve terkedilmiş bir bina gibi, insanlar güvensiz hissediyor ve o çevrenin iyi gözetilmediğini düşünüyorlar. Bunun yanında o muhitin insanları da genel geçer bir tespit olmamakla beraber cezai davranışlar sergilemeye daha meyilli oluyorlar. Yani aslında o bölgede görülen yapıların da insanlarla bir çeşit iletişim kurduğunu söyleyebiliriz. Sonuç olarak polis teşkilatı o bölgede önceden tedbir alır ve bir binadaki cam kırıklarını düzeltirse belki de suç dizisi önceden önlenmiş olur. Böylece çevre sakinleri de bölgenin kontrol altına alınmış olduğunu düşünüp daha güvende hisseder.

Peki siz ne düşünüyorsunuz? Yoldan geçerken kırık pencerelerle dolu bir bina görseniz bir taş da siz atar mıydınız?

Kaynak 1

Kaynak 2

Hazırlayan: Gökçen Hardal

İlgili Yazılar

spot_img

Son Yazılar