21 Temmuz 2024, Pazar
spot_img

Bebeklikten Yaşlılığa Giden Yol İnsan Gelişimi – Bölüm 2

Serinin 2. Bölümünde Erik Erikson’un 8 basamaklı psikososyal gelişim modelinin 3, 4 ve 5. basamaklarını inceleyeceğiz. Keyifli okumalar!

Girişimciliğe Karşı Suçluluk (3 – 6 yaş)

Bu dönemdeki çocuklar kendilerini daha sık ön plana çıkarmak isterler. Bunlar, bir çocuğun hayatında özellikle hareketli, hızlı gelişen yıllardır. Hatta bazı araştırmacılara göre ebeveynlerin saldırgan olarak görebileceği eylem ve davranışların canlı olduğu bir zamandır. Bu dönemde birincil özellik, çocuğun okuldaki diğer çocuklarla düzenli olarak etkileşime girmesini içerir. Bu aşamanın merkezinde oyun vardır. Ebeveynler/öğretmenler çocuklara etkinlikler başlatarak kişilerarası becerilerini keşfetme fırsatı sağladığı için çocuklar etkinlikler planlamaya, oyunlar kurmaya ve başkalarıyla etkinlikler başlatmaya başlar. Bu fırsat verilirse çocuklar inisiyatif duygusu geliştirir ve kendilerini güvende hissederler. Diğerlerine liderlik etme ve karar verme eğilimleri vardır eğer bu eğilim eleştiri veya kontrol yoluyla bastırılırsa, çocuklar suçluluk duygusu geliştirebilirler. Başkaları için bir baş belası gibi hissedebilirler ve bu nedenle kendi inisiyatifinden yoksun olarak kalırlar. Bu aşamada çocuk bilgi için susuzluğu arttıkça birçok soru sormaya başlayacaktır. Ebeveynler çocuğun sorularını önemsiz, sıkıntı verici veya utanç verici veya davranışlarının diğer yönlerini tehdit edici olarak görüyorsa, çocuk “sıkıntı olduğu için” suçluluk duygusuna sahip olabilir. Çok fazla suçluluk çocuğun başkalarıyla etkileşimini yavaşlatabilir ve yaratıcılığını engelleyebilir. Elbette biraz suçluluk gereklidir, yoksa çocuk kendini kontrol etmeyi veya vicdan sahibi olmayı bilemez. Girişim ve suçluluk arasında sağlıklı bir denge önemlidir. Bu aşamanın olumlu çıktısı için amaç kavramını kullanabiliriz. Çünkü çocuğun yaptığı her girişimin bir amacı vardır. Olumsuz çıktısı ise ketlenmedir.

Çalışma ve Başarılı Olmaya Karşı Aşağılık Duygusu (6 – 12 yaş)

Erikson dördüncü dönemde çocukların bazı şeylerin nasıl yapıldığına ve nasıl işlediğine olan ilgilerinin arttığını öne sürer. Bir şey yapma, ortaya koyma ve çalışma çabaları için yüreklendirildiklerinde çocukların çalışma ve başarılı olma duyguları artar. Anne babalar çocukların çabalarını yaramazlık veya ortalığı kirletme olarak gördüklerinde çocuklarda aşağılık duygusu gelişir. Bu dönemde okul çok önemli bir rol oynar. Gurur ve utanma gibi karmaşık duyguları anlama yeteneği artar. Bir durumda birden fazla duygunun birlikte yaşanabileceğini anlar. Duygusal tepkilere yol açan olayları bir bütün olarak ele alıp değerlendirmede artma görülür. Olumsuz duygusal tepkileri gizleme veya bastırma yeteneğinde dikkate değer bir ilerleme olur. Duygularını yeniden yönlendirmede kendi inisiyatifinde olan stratejiler kullanır. Empati becerisi gelişir. Bu dönem krizinin olumlu çıktısı yeterlik olumsuz çıktısı ise tembelliktir.

Kimlik Geliştirmeye Karşı Kimlik Karmaşası (12 – 20 yaş)

Ergenlik dönemi bir nevi çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. Kişiler bu dönemde daha bağımsız hale gelir ve geleceğe kariyer, ilişkiler, aileler, vb. açıdan bakmaya başlar. Birey bir topluma ait olmak ve uyum sağlamak ister. Bu, bireyin geçmesi gereken önemli bir aşamadır. Bir yetişkin olarak üstleneceği rolleri öğrenir. Bu aşamada ergen kimliğini yeniden gözden geçirecektir ve tam olarak kim olduğunu bulmaya çalışacaktır. Araştırmacılara göre bu aşamanın sonunda olması gereken, “kişinin ne yapmak ya da olmak istediğine ve uygun cinsiyet rolüne dair yeniden bütünleşmiş bir benlik duygusudur”. Bu aşamada ergenin beden imajı değişir. Erikson, ergenin, değişikliklere adapte olana ve “büyüyebilene” kadar bir süre bedenleri hakkında rahatsız hissedebileceğini öne sürmektedir. Bu aşamadaki başarı, sadakat erdemine yol açacaktır. Sadakat, ideolojik farklılıklar olsa bile, başkalarını kabul etme temelinde kendini başkalarına adamasını içerir. Bu dönemde olasılıkları keşfederler ve keşiflerinin sonucuna göre kendi kimliklerini oluşturmaya başlarlar. Toplum içinde bir kimlik duygusu oluşturamama rol karışıklığına yol açabilir. Rol karışıklığı, bireyin kendisinden veya toplumdaki yerinden emin olmamasını içerir. Rol karmaşası veya kimlik krizine yanıt olarak bir ergen, farklı yaşam tarzlarını denemeye başlayabilir. Birini bir kimliğe zorlamak da olumsuz bir kimlik oluşturma şeklinde isyan ve buna ek olarak mutsuzluk duygularıyla sonuçlanabilir. Bu dönemin olumlu çıktısı bağlılık olumsuz çıktısı ise rol reddidir.

Kalan 3 dönemi bölüm 3’te işleyeceğiz. Keyifli okumalar dilerim. ????

Santrock, J. W. (2012). Yaşam boyu gelişim. Ankara: Nobel Yayıncılık (Türkçe Çeviri:, Ed.: Galip YÜKSEL). Ankara.

Erik Erikson and psychosocial development

Re-Envisaging the Eight Developmental Stages of Erik Erikson: The Fibonacci Life-Chart Method (FLCM)

The psychosocial development theory of Erik Erikson: critical overview

Erik Erikson

Hazırlayan: Burak Engür

İlgili Yazılar

spot_img

Son Yazılar