30 Mayıs 2024, Perşembe
spot_img

Zootopia’dan Çocuklarla Tartışılabilecek Dersler

Bu Disney animasyon filmi, ebeveynlerin ve öğretmenlerin çocuklarla birlikte keşfetmeleri için önyargı ve ırkçılık gibi zor konuları ortaya çıkarıyor. Bu konuları keşfetmeye ve çocuklarınızın bakış açılarını genişletmeye hazır mısınız?

Animasyonlu bir Disney filmi için, Zootopia kesinlikle çok sayıda sosyopolitik yorum üretiyor. Filmi izlemediyseniz işte bir özet: Büyük bir şehirde tüm hayvanlar birlikte yaşıyor; ancak yırtıcı hayvanlar vahşileşmeye başladığında, davayı çözmek bir tavşan polisine ve bir tilki avcısına düşüyor. Yol boyunca, istemeden de olsa çözmeleri gereken gizli türler arası gerilimleri kışkırtıyorlar. Bu ikilinin maceraları izleyicilere sunuluyor. Bu ele alınan macera önyargının herkese eşit derecede zarar verebileceğini ve bu önyargının nasıl ırkçılığa yol açabileceğinin altını çiziyor. Aynı zamanda Zootopia bu zor konulara farklı bir şekilde yaklaşarak ırkçılığı yenilikçi bir şekilde ele almayı amaçlıyor. Film, genç neslin açık fikirli olarak büyüyebileceği ve potansiyel olarak ırkçılığa son verebileceği umuduyla, ırkçılığın tehlikelerini çocukların anlayabileceği bir şekilde tasvir ediyor.

İlk olarak filmdeki önyargıyı ele aldığımızda kalıplaşmış görüşlerin herkesi incitebileceğinden bahsedebiliriz. Film, klişelerin hem klişeleştiren insanlara hem de klişeleştirilen insanlara nasıl zarar verebileceğini oldukça zekice gösteriyor. Örneğin ,filmin bir sahnesinde yırtıcı bir hayvan olan Memur Clawhauser tavşan olan Judy’ye sevimli diyor ve onun polis olabileceğinden şüphe duyuyor. Judy bu noktada çok üzülüyor ve hayal kırıklığına uğruyor. Fakat zamanla Judy film boyunca iyi bir polis olabileceğini kanıtlıyor ve kayıp memeli hayvanlar vakasını çözüyor. Bir diğer örnek ise tipik çocuk filmlerinde, karanlık, vahşi yaratıklar hemen hemen her zaman kötü adamlardır ve küçük tüylü yaratıklar iyi adamlardır. Zootopia’da durum böyle değil ve klişeler açısından düşünmenin sizi kötü sonuçlara götürebileceği ve hatta tehlikeye atabileceği dersi çocuklara verilmeye çalışılıyor. Çünkü filmin sonuna gelindiğinde filmin ana kötüsünün sevimli ve küçük bir kuzu olduğu ortaya çıkıyor.

Önyargı, insanlara farklı şekilde davranmak için klişelerin kullanılmasıdır. Çocukların genellikle anlayışlarının “bu adil değil” kısmına gittiği yer bu bölümler olabilir. Filmde bunun örnekleri sıkça görülebilir. Tavşan olan Judy Hopps’a fiziksel özelliklerinden dolayı polislik yerine farklı işler yaptırılmaya çalışılır. Ya da tilki olan Nick Wilde yırtıcı bir türden geldiği için zorbalığa uğramış ve arkadaş grubundan dışlanmıştır. Bu ikili bir noktada müttefik olurlar. Birbirlerini incitirler ve hatalar yaparlar; ancak aynı zamanda affederler ve önyargının üstesinden gelmek için birlikte çalışmaya karar verirler. Bu gibi sahneler hakkında konuşarak ve adil muamele konusunda çocukların dilini kullanarak, çocuklarımızın önyargılar oluştuğunda onları daha iyi tanımasına yardımcı olabiliriz. Önyargı hedefi olan kişilerle empatik bir şekilde bağlantı kurmalarına yardımcı olabiliriz. Onlara bu şekilde davranılmanın nasıl bir his olduğunu sorabilir ve başkalarına önyargılı davrandıkları zamanlar hakkında düşünmelerini teşvik edebiliriz. Buradaki fikir, çocukları suçlu hissettirmek değil, kendilerini başka birinin yerine koymalarına ve değiştirmek isteyebilecekleri davranışları belirlemelerine yardımcı olmaktır. Ayrıca, önyargılarla savaşılabileceğini ve insanların değişebileceği fikrini çocuklarla tartışabiliriz.

Bir tilki olan Nick Wilde, kimsenin güvenmemesi gereken sinsi bir dondurma satıcısı olarak kendi türünün klişesine göre yaşıyor. Toplum ona hayatı boyunca güvenilmez bir hiç kimse olduğunu söylüyor. Nick: “Bütün dünya bir tilkiyi güvenilmez olarak görecekse, başka bir şey olmaya çalışmanın anlamı yok” diyor. Bu örnek izleyicilere klişeleştirmenin, sistemik ırkçılığın ve yansıtmanın son derece zararlı olduğunu ve nasıl kaçması zor bir kısır döngü yarattığını öğretiyor.

Gerçekte olduğu gibi, Zootopyalılar film boyunca yayılmış olan mikro saldırganlıklarla mücadele ediyor. Bir sahnede seyirciler trende çocuğuyla birlikte bir tavşan anne görüyor. Bir kaplan yanlarına oturduğunda, tavşan anne çocuğunu kaplandan uzaklaştırarak kendisine yaklaştırıyor. Bu mikro saldırganlık, Beyaz annelerin çocuklarını “korkutucu” Siyah veya Kahverengi adamdan uzaklaştırmasıyla, izleyicilerin gerçekte gördüğü yaygın bir durumdur.

Bu animasyonla sistematik ayrımcılık ve ırkçılık meseleleriyle yüzleşebilir ve çocukların bu konular hakkındaki bakış açılarını genişletebiliriz.

Three Lessons from Zootopia to Discuss with Kids

How Zootopia Can Inspire Acceptance and Change

How Does Zootopia’s Racism Metaphor Hold Up?

İlgili Yazılar

spot_img

Son Yazılar