25 Haziran 2024, Salı
spot_img

Savunma Mekanizmaları

Bu iki bölümlük seride psikanalitik kuramın psikoloji literatürüne kazandırdığı savunma mekanizmalarını inceliyoruz. Keyifli okumalar dilerim.

Savunma mekanizmaları, psikanalitik kuramın insan davranışını anlamak ve açıklamak gayesiyle psikoloji literatürüne kattığı güncelliğini koruyabilmiş bir kavramdır. Savunma mekanizmalarının psikopatolojiyle bağlantısı göz önünde bulundurulduğunda; zihinsel işleyişi en açık şekilde ortaya koyan kavramlardan biri olduğu için kişilerin kullandıkları bu mekanizmaları belirlemenin klinik uygulamalar açısından hem tanı koymada hem de tedavide kolaylıklar sağlaması beklenmiştir.

Bastırma (Repression)

Kaygı yaratacak durumun, bilinç düzeyinden uzaklaştırarak bilinç dışına itilmesidir.
Her ne kadar savunma mekanizmalarının çoğunluğu zaten bilinçdışı gerçekleşse de bu bilinçdışı uygulamanın en net görüldüğü savunma mekanizmalardan biri bastırmadır.
Kişi kaygı yaratan durumu kasıtlı olarak bastıramaz. Özellikle çocukluğunda bir travma yaşayan bireyin, ileriki yıllarda bu travmayı hatırlamaması örnek olarak verilebilir. Özellikle dizilerde, filmlerde “çocukluğa inmek” denilen şeyin nedeni tam da budur. Bir başka örnek vermek gerekirse, dişçiden korkan birinin diş hekimiyle olan randevusunu unutması ve tedaviye gitmemesi de bastırmanın sonucudur.

Yadsıma, İnkâr (Denial)

Benlik için tehdit olan veya tehlikeli sayılan bir durumun kabullenilmemesi, tehditin yalanlanması, durumun yok sayılmasıdır.
Bastırmada yaşantı hatırlanmazken, inkârda yaşantı hatırlanır ancak kabul edilmek istenmez. Ölümcül hastalığı olan birinin uzun vadeli kredi çekerek yeni bir ev alması, o evde yaşayacağı hayalini kurması örnek olarak verilebilir.
Çevremizde bazen görürüz. Yakınını kaybeden biri, buna inanmayarak çeşitli hediyeler alır, hayatını kaybeden kişiyle ilgili sürekli olarak tatil planları yapar ve “aslında o ölmedi” gibi cümleler kurar veya “hâlâ inanamıyorum gerçekten öldü mü?” gibi söylemlerde bulunur. Tüm bunlar yadsımanın örnekleridir.

Karşıt Tepki Geliştirme (Reaction Formation)

Kişinin rahatsız edici bir güdüsünü fark etmesi sonucu, tam tersini ifade ederek veya tam tersi şekilde davranarak asıl güdüsünü saklaması durumudur.
Annesini sevmeyen, ondan nefret eden birinin, bunu ifade etmenin toplum tarafından hoş görülmeyeceği düşüncesiyle sürekli olarak çevresine ve annesine, annesini çok sevdiğini söylemesi, eşcinsel birinin çevresinden tepki alacağı kaygısıyla, bunu saklamak için cinsel yönelimine aykırı söylemlerde bulunması örnek verilebilir.

Mantığa Bürüme (Rationalization)

Bir davranışın yapılmasının nedenlerini, görünüşte mantıklı bir sebebe dayandırmak, davranışı daha kabul edilebilir bir hale getirmek için yeniden yorumlamaktır.
Çok sık kullanılan bu savunma mekanizmasının çevremizdeki en bilindik örneği, çocuğunu döven bir babanın şiddet olgusunu kabul etmeyen birine, çocuğunun iyiliği için dövdüğünü söyleyerek açıklamasıdır.
Ya da işten çıkarılan birinin zaten çalışma şartlarının ağır olduğunu, işi zaten sevmediğini, işten çıkmayı düşündüğünü ifade etmesi, mantığa bürümenin birer örneğidir.

Entelektüelleştirme

Mantığa bürümeye benzeyen bu savunma mekanizmasında da davranışın bir sebebi olduğu ve davranışın bundan kaynaklandığı savunulur. Ancak mantığa bürümeden temel farkı, bu nedenlerin bilimsel verilere, sosyolojik olgulara dayandırılarak açıklanmasıdır.
Çocuğunu döven baba bunu iyiliği için yaptığını söylerken mantığa bürüme mekanizmasını kullanır. Ancak bunu çocuğuna öfkelendiğinde, adrenalin hormonu yükseldiği için çocuğunu dövdüğünü söylüyor veya bunun baba olmanın bir gereği olarak açıklıyorsa, olaya bilimsel, sosyolojik bir dayanak oluşturmaya çalıştığı için entelektüelleştirmeyi kullanmış olur.

Yansıtma (Projection)

Temelde hoş görülmeyen, rahatsız edici bir yönü olan güdü, istek, duygu ve düşüncelerin başkasına atfedilmesidir.
Kimi zaman çevremizde görürüz. Başkasının hakkında sürekli olarak konuşup, dedikodu yapan kişiler “herkes ne kadar da dedikoducu” diye şikâyette bulunur.
Veya okuldaki bir hocasını sevmeyen öğrencinin, “benim onu sevmemem için bir nedenim yok; hoca beni sevmiyor” gibi söylemlerde bulunması yansıtmanın birer örneğidir.

Nesne İlişkileri Kuramı Çerçevesinden Sınır (Borderline) Kişilik Örüntüsüne Bakış: Vaka Örneği ile Temel Savunma Mekanizmalarının Yorumlanması

Depresyon tanısı konulmuş hastalar ile depresif şikayetleri olmayan kişilerin kullandıkları savunma mekanizmaları açısından karşılaştırılması

Alkol ve/veya madde bağımlıları ile bağımlılığı olmayan bireylerin savunma mekanizmaları açısından karşılaştırılması, çocukluk çağı travmaları, disosiyatif yaşantılar ve bağımlılık şiddetinin savunma mekanizmaları üzerindeki etkisinin incelenmesi

Erken Dönem Uyumsuz Şemaları ile Savunma Mekanizmaları Arasındaki İlişkilerin Çocukluk Çağı Travmaları Açısından İncelenmesi

Antisosyal kişilik bozukluğu tanısı almış bireylerin kullandıkları savunma mekanizmaları

Hazırlayan: Burak Engür

İlgili Yazılar

spot_img

Son Yazılar