30 Mayıs 2024, Perşembe
spot_img

Gücün Psikolojimize Etkisi: Stanford Hapishane Deneyi

Zimbardo, gücün ve itaatin bireyler üzerindeki etkilerini Stanford Hapishane Deneyi’nde incelemiştir. Oldukça şaşırtıcı sonuçlara ulaşılan bu deneyin detaylarını sizin için derledik.

Psikolog Zimbardo, 1973’te Stanford Üniversitesi’nin bodrum katında 21 erkek üniversite öğrencisi ile yürüttüğü 2 hafta sürmesi planlanan deneyde, katılımcılara günlük 15 dolar vererek onlardan gardiyan ya da mahkum rollerini yapmalarını istemiştir. Katılımcılara rastgele roller atanmış ve deney gerçek hayattakine benzer şekilde tasarlanmaya çalışılmıştır. Mahkum rolündekiler gerçek hayattaki gibi evlerinden habersizce alınarak tutuklanmışlardır.

Gerçekliği artırmak adına gardiyanlar düdükler ve kelepçeler kullanmış, mahkumlarla asla göz göze gelmemek için siyah gözlükler kullanmışlardır. Bununla birlikte fiziksel şiddete izin verilmemiştir. Suçlular da gerçekten birer suçluymuş gibi muamele görmüşlerdir; fotoğrafları çekilip parmak izleri alınmıştır. Ardından bir hapishaneye çevrilen Stanford Üniversitesi’nin psikoloji bölümü binasının bodrum katına götürülmüşlerdir.

Mahkumlar hapishaneye ulaştıklarında tıraş edilmiş, kişisel eşyalarına el konulmuş, hapishane kıyafetleri ve kendilerine ait yataklar verilmiştir. Ayak bileklerine zincirler takılmıştır. Üzerinde numaraları yazılı olan kişisel hapishane kıyafetleri giydirilmiştir. Her 9 mahkuma 3 gardiyan düşmüştür ve bu gardiyanlar 8’er saatlik vardiyalar yapmışlardır.

Kısa süre içinde gardiyanlar ve mahkumlar kendilerine verilen rollere alışmıştır. Gardiyanlar kendilerine verilen rolleri oldukça benimsemiştir. Deney başladıktan kısa bir süre sonra gardiyanlar giderek sertleşen davranışlar sergilemeye başlamıştır. Mahkumlara karşı saldırgan tavırlar sergilemiş ve bundan zevk alıyormuş gibi görünmüşlerdir. Deney, gardiyanların mahkumlara adeta işkence ettiği bir ortama dönüşmüştür.

Mahkumlara hakaretler edilmiş, sıkıcı ve küçük görevlerle dalga geçilmiş, adeta insanlıktan çıkarılmışlardır. Mahkumlar da giderek rollerini benimsemiş, hapishane kurallarını oldukça ciddiye almaya başlamışlardır. Hatta bazıları kurallara uymayanlara karşı gardiyanların yanında yer almışlardır. Çünkü eğer kurallara uymazlarsa sonlarının geleceğine inanmışlardır. Mahkumlar gardiyanlara daha bağımlı hale geldikçe gardiyanlar mahkumlara karşı daha küçük düşürücü şekilde davranmaya başlamışlardır. Gardiyanlar onlara küçük düşürücü şekilde davrandıkça mahkumlar giderek daha itaatkar davranmışlardır. Mahkumlar itaatkar davrandıkça gardiyanlar giderek agresifleşmişlerdir.

Bir Mahkum Deney Başladıktan 36 Saat Sonra Deneyden Çıkarılmak Zorunda Kalmıştır

Mahkum rolündeki katılımcılardan biri öfke, çığlık ve ağlama atakları geçirmiş, düşünceleri düzensiz hale gelmiş ve ağır bir depresyondan geçiyor gibi görünmüştür. Bunun sonucunda katılımcı deneyden çıkarılmıştır. Birkaç gün içinde üç katılımcı daha duygusal bozukluk belirtileri göstermiş ve onlar da deneyden çıkarılmıştır.

Zimbardo, deneyi iki hafta olarak tasarlamıştır. Fakat katılımcıların fiziksel ve psikolojik tehlike altında olduğu düşüncesi sebebiyle altıncı günde sonlandırılmıştır.

İnsanlar bir rolü üstlendiklerinde bu rol onların davranışlarını ve psikolojilerini etkilemektedir. Öyle ki insanlar kendilerine verilen sosyal rollere çok iyi adapte olabilme yeteneğine sahiptir. Güç ve itaat ilişkisi deneyde katılımcılara verilen roller ile şekillenmiştir. Katılımcılar, hatta Zimbardo bile adeta deneydeki gerçekliğin içinde yaşamış, kendilerine verilen rollere bürünmüşlerdir. Başka bir taraftan da deney etik açıdan tartışılmıştır. Ayrıca deney çok ilgi çekmiş hatta birçok filme konu olmuştur.

Kaynak

Hazırlayan: Ecem Gördesli

İlgili Yazılar

spot_img

Son Yazılar