25 Haziran 2024, Salı
spot_img

Ayna Nöronları: Neden Başkalarını Taklit Ederiz?

Ayna nöronları sayesinde gün içinde fark etmeden başkalarının davranışlarını ve duygularını taklit ediyoruz. Bu şekilde empati kurabiliyoruz, başkalarının davranışlarını anlayabiliyoruz ve hatta taklit ederek öğrenebiliyoruz.

Heyecan verici bir spor etkinliğine katıldığınızda yanınızda oturan kişinin aslında oyuna katılıyormuş gibi hareket ettiğini fark ettiniz mi? Ya da bir filminde korkutucu bir sahnede kahraman ürkerek tehlikeye yaklaşırken sanki kahramanın sizsiniz gibi kendi kaslarınızın kasıldığını? İşte bu durumlar başkalarının yaptıklarını taklit etmemize neden olan özel nöronların varlığı sonucu ortaya çıkıyor, yani ayna nöronlarının.

10 yıl öncesinde, İtalyan sinir bilimci Giacomo Rizzolatti ve ekibi maymunlar bir şeyi kavradığında beyinlerinde ateşlenen özel nöronları keşfetti. İlginç bir şekilde, aynı nöronlar, söz konusu maymun, bir başka maymunun bir şey kavradığına tanıklık ettiğinde de ateşleniyordu. Böylece bilim insanları diğer primatlarda da bulunan bu özel hücreleri keşfettiler ve onlara ayna nöronları adını verdiler.

İlk başta bu bulgular fazla dikkat çekmedi. Bilim insanları bu nöronların amacını çözmeye çalıştı. Ancak zamanla ayna nöronlarının keşfinin psikoloji açısından önemi, DNA’nın keşfinin biyoloji açısından önemiyle karşılaştırılır hale geldi. Artık bilim insanları, bir primatın beyninin diğer hayvanların yaşadığı hisleri taklit etmesine ve onları tanımlayıp empati kurabilmesine olanak verenin ayna nöronları olduğunu düşünüyor.

Ayna nöronları özellikle insanlarda yaygındır. İnsanlar diğerlerinin davranışlarını aslında fark etmeden taklit ediyorlar. Örneğin, insanlar kötü kokuya maruz kalınca burunlarını tiksintiyle buruşturduklarında ateşlenen ayna nöronları, katılımcılara burnunu buruşturan bir aktörün kısa bir filmini izletildiğinde de tepki gösteriyor. Bu da ayna nöronlarının yalnızca diğerlerinin hareketlerini değil aynı zamanda duygularını da taklit edebilmemizi sağladığının bir kanıtı. İlginç bir şekilde, birkaç aktif ayna nöronu, empati gibi sosyal yetenek açısından kısıtlı kapasiteye sahip olan otizmli bireylerde de bulunuyor.

Primatların sahip olduğu başkalarının davranışları ve duyguları ile özdeşleşebilme yeteneği, taklit yoluyla öğrenmenin gelişmesinde, başkalarının davranışlarını anlamada, dil gelişiminde ve diğer birçok sosyal becerilerde merkezi bir öneme sahiptir. Ayrıca, ayna nöronlar insanların ve bize en yakın primatların bu kayda değer karmaşık sosyal sistemi nasıl geliştirdiği hakkında ipucu verebilir. Diğerlerinin temelde bizim gibi olduğunun fark edilmesi, tüm sosyal etkileşimin ve tüm sosyal sistemin temelinin merkezinde yer alır.

Kaynak

Hazırlayan: Aydan Özdöl

İlgili Yazılar

spot_img

Son Yazılar