21 Temmuz 2024, Pazar
spot_img

Sosyal İlişkilerinizi Geliştirmek İçin 10 Etkili Yöntem!

Eğer kendinizi sık sık “Keşke insanlar bana karşı daha sıcak ve kucaklayıcı olsa.” derken buluyorsanız, kalemleri ve kağıtları hazırlayın! Size yardımcı olacak küçük ama etkili bu 10 yöntemi bilmenizde fayda var!

Konu sosyal becerilere geldiğinde hepimizin aynı donanıma sahip olmadığı bildiğimiz bir gerçek. Bazılarımız doğuştan karizmatik olabiliyorken ya da kendilerini çok kolay bir şekilde sevdirebiliyorken; bazılarımız oldukça utangaç olup sosyal ilişkileri yorucu bulabiliyor. Bazılarımız da epey sosyal olabilmelerine karşın enerjisini içten alan, diğer bir deyiş ile içe dönük kişilik özelliklerine sahip olabiliyor. Bu nedenle de başkalarının bizleri nasıl algıladıkları, sosyal becerilerimiz hakkında ne düşündükleri bazılarımız için diğerlerinden daha önemli bir hal alabiliyor.

Yazının bu kısmında belirtmekte fayda var ki “bir insanın diğerleri tarafından sosyal olarak nasıl algılandığı tamamen kendisine bağlıdır” demek oldukça yanlış olur. Bu algı içinde bulunduğumuz duruma, sosyal rollere, grup içindeki işlevimize bağlı olabilir, hatta çevremizde bulunan insanlardan etkilenebilir. Bu nedenle de kişinin herkes tarafından sevileceği, sosyal anlamda kabul görmesini sağlayan bir formül ya da deyim yerindeyse hile bulunmamaktadır. Sosyal yeteneklerimiz ne kadar iyi olursa olsun, elbette ki bizlerle iletişim kurmaktan hoşlanmayan, bambaşka hayat tarzlarına sahip olan insanlarla karşılaşabiliriz. Hatta bu durum tam tersi bir şekilde de ortaya çıkabilir.

Kişinin farkında olması gereken şey ise bu durumların hayatımızın ve sosyal ilişkilerimizin bir parçası olduğudur. Kişinin hayatını, psikolojisini, toplumdaki işlevselliğini zedelemediği sürece karşılaştığımız ya da karşılaşabileceğimiz sosyal retler de hayatımızın birer parçasıdır. Birazdan bahsedeceğimiz 10 yönteme geçmeden önce de küçük bir uyarı yapmakta fayda var: Sosyal becerilerimiz elbette ki geliştirilebilir; fakat her zaman için bütün insanlar tarafından sosyal anlamda kabul görmek mümkün değildir. Doğal ve sağlıklı olanı da budur. Bu kendimize ait, oturmuş bir kişiliğe sahip olduğumuz anlamına dahi gelebilir.

1) Daha İyi Bir Dinleyici Olmaya Çalışın!

İnsanlar dinlenilmeyi severler ve bunu yapabilmek için kestirme bir yol yok. İyi bir dinleyici olmak için karşınızdaki kişinin ne söylediğine gerçekten kulak vermelisiniz. Bunu yapabilmek için de karşınızdaki kişi konuşurken sıra size geçtiği zaman ne söyleyeceğinizi ya da size tartışmayı kazandırabileceğini düşündüğünüz “argümanlarınızı” hazırlamakla meşgul olmak yerine karşınızdaki kişiyi aktif olarak dinlemeniz gerekmektedir. Aktif olarak dinleyebilmek için ise karşınızdaki kişiye konuşmayı takip ettiğinizi belli edecek jest ve mimikleri kullanabilirsiniz. Örneğin; baş ile onaylamak, “hıhım”, “evet” gibi ses ya da kelimeler kullanmak.

2) Destekleyici Olun!

Hemen hepimiz arkadaşlarımız ile konuşurken hayatımızda o sıralarda olan bazı geçici durumlardan kısa ve gündelik bir dille şikayet etmişizdir. Örneğin: “Bugün çok çalışmam gerekti, boynum çok ağrıyor”, “Bilgisayarımda bir sorun var, bir haftadır internete bağlanamıyorum”, “Bugün yediğim yemek midemi bozdu, kendimi kötü hissediyorum”. İşte bu durumlar, bu minik şikayetler karşınızdaki kişiyi anladığınızı, empati kurabildiğinizi göstermek için bir şans yakaladığınız anlardır. Örneğin, bundan sonra karşınızdaki kişi “işte ne kadar çok çalıştığından ve yorulduğundan” bahsederse, “Ben senden daha çok çalışıyorum, yine de iyi hissediyorum” demek yerine “Seni çok iyi anlıyorum, ben de çok çalıştığım zamanlar kendimi hiç iyi hissetmiyorum” demek sizi karşınızdaki kişiye daha çok yakınlaştıracaktır. Unutmamalıyız ki hepimiz karşımızdaki kişinin bizimle empati kurmasını, bizi anlamasını severiz.

3) Takipte kalın!

Bir çok insanın ıskaladığı bir diğer durum ise takipte kalabilmek. Biri size “haftaya sınavı olduğunu” mu söyledi? Sınavının nasıl geçtiğini sorabilirsiniz. “Tatile çıkacaklarını” mı söylediler? Döndüklerinde nasıl geçtiğini sormak için arayabilirsiniz. “Çocuklarının hasta olduğundan” mı şikayet ettiler? Daha sonrasında çocuklarının nasıl hissettiklerini sorabilirsiniz. İnsanlar bazen bilerek bazen de farkında olmadan sizinle paylaştıkları bilgileri zamanı geldiğinde gerçekten umursayıp umursamadığınızı anlamak için akıllarına not ederler. Bu nedenle takipte kalmak, karşınızdaki kişiye değer verdiğinizi göstermek için oldukça önemli bir sosyal beceridir.

4) Ortak Bir Payda Bulmaya Çalışın!

İnsanlar kendilerine benzer ya da benzer hobilere sahip insanlar ile iletişim kurma eğilimindedirler. Bu nedenle eğer daha önce hiç konuşmadığınız biri ile tanışmaya gidiyorsanız ortak bir hobiye, güzel bir kitaba, filme ya da diziye, seyahat anılarınıza, hatta modaya dair fikirlerinizi hazırda tutmanız sizi rahatlatacaktır.

5) Beden Dilinizi Kullanın!

İnsan iletişiminin çok büyük bir kısmı sözel olmayan davranışlar ile gerçekleşir. Bu nedenle pandeminin olmadığı, sosyal hayatımızın normale döndüğü ve güvenli mesafemizi korumamız gerekmediği sağlıklı günler geldiğinde etkili bir iletişim için vücut dilinizi kullanmaktan çekinmeyin! El sıkışabilir, göz kontağı kurabilir, gülebilir ve sarılabilirsiniz. Bütün bunların yanında, duruşunuz ile çevrenize nasıl bir mesaj gönderdiğinizi de gözardı etmemelisiniz. Kollarını birbirine kavuşturmuş ve çevresine sert bakışlar atan bir kişi, iletişime kapalı olduğunu tehditkar bir şekilde bildiriyor olabilir. Bazen isteğimiz ya da düşüncemiz bu yönde olmasa da çevremize bu tarz mesajlar gönderebildiğimizi aklımızdan çıkarmamalıyız. Eğer iletişim kurmak istiyorsak insanlara daha sıcak ve daha kucaklayıcı tarafınızı göstermemiz akıllıca olacaktır.

“İletişime Kapalı” Mesajı Vermek

6) Telefonunuzu Kendinizden Uzaklaştırın!

Eğer biri ile konuşuyorsanız telefonunuzu gözünüzden uzakta bir yere koymakta fayda var. Bu yer cebiniz de olabilir çantanızda. Eğer telefonunuz iletişim esnasında görüş alanında olmaya devam ederse, telefonunuza göndereceğiniz kaçamak bakışlar karşınızdaki kişiye bütün dikkatinizi ona vermediğiniz, bu nedenle de onu değerli biri olarak görmediğiniz sinyallerini gönderebilir. Bu yüzden, telefonlar çantaya!

7) Şikayetlerinizi Azaltın!

Bir şeylerden şikayet etmek çoğu zaman sosyal anlamda iş gören davranışlardır. Örneğin,

A) Ahh! O filmden nefret etmiştim!
B) Değil mi? Gerçekten çok kötüydü!

Bu örnekte gördüğümüz gibi A ve B kişileri basit bir şikayet ile izledikleri filme yönelik ortak bir görüş bildiriyorlar. Fakat hepimiz biliyoruz ki bazen şikayetlerimiz ortak bir yön bulmamızı sağlayan sevimli sosyal ipuçlarından öteye geçebiliyor. Örneğin, metroda karşılaştığınız bir arkadaşınıza kendisine dair bir şey paylaşmasına izin dahi vermeden “patronunuzun ne kadar acımasız olduğundan, ne kadar çok iş verdiğinden, hiç izin alamadığınızdan, ne kadar yorgun olduğunuzdan”; kısacası sürekli olarak negatif bir durumdan bahsedecek olursanız, konuşma asla olumlu bir yerlere varmayacak ve karşınızdaki kişiyi sizden uzaklaştıracaktır. Eğer daha başarılı bir iletişim arayışı içindeyseniz, o an içinde bulunduğunuz duygu durumu pek de iyi olmasa da konuşmayı daha olumlu yerlere itecek düzeyde ufak şikayetler etmekte fayda var. Fakat bunu bir role çevirmeyin, doğal olmayı asla bırakmayın! Yapmacık ve kurgulanmış davranışlar size hiçbir fayda sağlamaz.

8) Konuşmayı Domine Etmeyin!

Harika bir hikaye anlatıcısı olabilirsiniz, birbirinden nefes kesici ve anlatılmayı bekleyen yüzlerce seyahat anısına sahip olabilirsiniz, fakat unutmamanız gereken bir şey var: Diğer insanların da sahnede olmaya ihtiyaçları var. Spot ışıklarını onlara döndürmekten çekinmeyin! Bu nedenle konuşma sürenizi karşınızdaki kişinin konuşma süresi ile dengede tutmaya çalışın. İnsanlar konuşmanın domine edildiğini hemen anlarlar ve bir an önce iletişimi bitirmek isterler.

9) Sürekli Böbürlenmeyin!

Eğer konuşma “en büyük balığı ben yakaladım” tarzında bir rekabet içermiyorsa, ne kadar başarılı, zeki, yakışıklı ve mükemmel olduğunuzu duymak insanlar için o kadar da büyük anlamlar ifade etmeyebilir. Dengeli bir alçak gönüllülük size sürekli olarak böbürlenmekten çok daha fazla fayda sağlayacaktır.

10) Anlaşmazlıklarınızı Asgari Ölçüde Tutun!

Elimizdeki iki farklı ve olası senaryoyu inceleyelim:

Senaryo 1
A: O filmi gerçekten çok sevdim, bazı şeyler hakkında düşünmemi sağladı.
B: Gerçekten mi? Ben berbat bir film olduğunu düşünmüştüm.

Senaryo 2
A: O filmi gerçekten çok sevdim, bazı şeyler hakkında düşünmemi sağladı.
B: Ben filmin arkadaşlık temasını daha derin bir biçimde incelemesini isterdim.

Yukarıdaki senaryolardan hangisi daha olumlu bir iletişim ortamı ve yapıcı bir eleştiri içeriyor? Evet, bir çoğunuzun da hemfikir olacağı gibi cevap 2. senaryo. Diğer bir değişle; insanların kendileri ile ortak fikirlere sahip insanlara yakınlık duyma eğilimleri vardır. Bu nedenle de anlaşmazlıkları ya da fikir ayrılıklarını önemli konular olmadıkları sürece belirli bir ölçüde tutmakta ya da daha yapıcı bir dille dile getirmekte fayda var.

Umarım saydığımız bu 10 yöntem sizler için faydalı olur!

Buradan çevrildi: 10 Ways to Make Yourself More Likable / Guy Winch Ph.D.

Hazırlayan: Sıla Özeren

İlgili Yazılar

spot_img

Son Yazılar