19 Haziran 2024, Çarşamba
spot_img

Korkularınızı Koklayabilir misiniz?

İnsanlar çoğunlukla görsel ve işitsel olarak iletişim kurmaktadır. Fakat yapılan araştırmalara göre koku da iletişimin bir parçasıdır ve koku yoluyla da iletişim kurulabilmektedir.

Sınav stresi yaşayan bir grup öğrenci ile spor yapan bir grup öğrenciyi karşılaştıran bir araştırma, bize vücut kokusunun iletişimde oynadığı rol konusunda ilginç şeyler söylüyor.

Araştırmada biri yoğun stres altındaki, diğeri spor yapmakta olan iki grup öğrenciden alınan terler, araştırmaya katılan diğer katılımcılara koklatılmış. Bu sırada katılımcıların beyinlerinde meydana gelen değişiklikler fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme tekniği (fMRI) kulanılarak ölçülmüş.

Araştırmacılar, katılımcılara kokladıkları koku hakkında soru sorduklarında, birçoğu herhangi bir koku hissetmediğini söylemiş. Koku hissedenler ise herhangi bir fark olmadığını ve kokunun kendi duygularını etkilemediğini dile getirmiş.

Fakat fMRI cihazına göre, stres altındaki öğrencilerin terlerini koklayan katılımcıların, beynin empati ve duygu durumlarından sorumlu alanında aktivite artışı görülmüş. Spor yapan öğrencilerin terlerini koklayan katılımcılarda ise aynı bölgede herhangi bir aktifleşmeye rastlanmamış.

Bu durum korku halinin, ürettiğimiz ter salgısında özel bir kimyasal işaret oluşturduğunu ve beynin bazı ilgili alanlarında tepkiye neden olduğunu göstermektedir.

Başka bir araştırmada, katılımcılara korku ve komedi filmleri izletmişler. Bu deneyde de filmleri izleyen kişilerden alınan ter örnekleri diğer katılımcılara koklatılmış. Aynı sırada bu katılımcılara farklı ifadeler (mutlu, kararsız ve korkmuş) sergileyen yüz resimleri gösterilmiş.

Katılımcılar, korku filmi izleyenlerin terlerini koklarken gördükleri kararsız yüzleri korkmuş olarak betimlemişler. Bu davranış, terin yalnızca duyguyu ileten özel bir kimyasal işaret içermediğini aynı zamanda görsel algılama duygularını da etkilediğini göstermektedir.

Bilim insanları korktuğumuzda ürettiğimiz salgıların içerisinde burnumuzla algılayabileceğimiz, beynimizin belirli bölgelerini harekete geçirebilecek özel bir kimyasal bileşenin olduğunu yaptıkları araştırmalara dayanarak ileri sürmektedir. Fakat bu bileşenin nasıl bir kimyasal olduğu ve insanların bu kimyasalın nasıl farkına vardığı konusunda kesin bir bilgi yoktur.

Kaynak 1

Kaynak 2

Hazırlayan: Esra Balcı

İlgili Yazılar

spot_img

Son Yazılar