30 Mayıs 2024, Perşembe
spot_img

Aile Terapistliği Nedir?

Aile terapistliği aile bireyleri arasındaki yakın ilişkinin çalışıldığı, çoğunlukla yaşanan iletişim sıkıntılarının ele alındığı, sağlıklı çatışma yöntemlerinin öğrenilip bireylerin değil, ilişkinin değişmesi gerektiğini anlamaya yönelik bir süreçtir.

Aile terapistliği aile bireyleri arasındaki yakın ilişkinin çalışıldığı, çoğunlukla yaşanan iletişim sıkıntılarının ele alındığı, sağlıklı çatışma yöntemlerinin öğrenilip bireylerin değil, ilişkinin değişmesi gerektiğini anlamaya yönelik bir süreçtir.

Nathan Ackerman, Ivan Murray Bowen, Dan Jackson, Salvador Minuchin, Virginia Satir, Jay Hayley gibi öncü isimlerin katkıları ile aile terapisi kavramı, geleneksel psikoterapiden ayrılarak aileye özgün ve değişik yapıda yeni bir sorun çözme sürecini ifade etmek amacıyla 1950’lerden itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Kullanılan özgül terapötik tekniklere bakmaksızın aile terapisine başlamak için belli bazı belirtiler konusunda görüş birliğine varılmıştır. Bireysel terapi evlilikle ilgili güçlükleri çözemediğinde, eşlerde birindeki ya da her ikisindeki sıkıntının başlangıcının açıkça evlilikle ilgili olaylarla bağlantısı olduğunda ve çatışmadaki bir çift evlilik terapisi istediğinde eş terapisi düşünülür. Eşler arasındaki iletişim sorunları aile terapisi için en önemli nedendir. Böyle durumlarda eşlerden biri diğeri tarafından sindirilebilir, diğerine düşünce ya da duygularını söylemeye çalışırken kaygılanabilir veya bilinçdışı beklentilerini diğerine yansıtabilir. Terapi eşlerden her birinin diğerini gerçekçi bir şekilde görmesini kolaylaştırmaya yönlendirilir.

Çift ilişkisinin işlevini yitirdiğine dair belirtilerin ortaya çıktığı alanlar genellikle şunlardır:
1) İş ve ekonomik konular
2) Anne-baba olmak
3) Zaman ayırma ve iletişim
4) Köken aileden kopamama
5) Cinsel sorunlar

Nathan Ackerman aile terapisinin amaçlarını şu şekilde tarif etmiştir: Evlilikle ilgili bozuklukların terapisinin amaçları duygusal sıkıntıyı ve yetersizliği azaltmak ve eşlerin her ikisinin birlikte ve bireysel olarak iyilik hallerini desteklemektir. Genel bir yol olarak, terapist sorun çözmeye yönelik ortak kaynakları güçlendirerek, patojenik olanların yerine uygun denetim ve savunmaların geçmesini sağlayarak, hem duygusal sarsıntının parçalayıcı etkilerine karşı bağışıklığı hem de ilişkilerin övücülüğünü arttırarak ve ilişkinin ve eşlerden her birinin büyümesini destekleyerek bu amaçlara doğru hareket eder. Terapötik görevin bir bölümü evlilik içindeki her bir eşin kendi kişiliğinin psikodinamik yapısını anlamak için sorumluluk almaya ikna etmektir. Davranışlarının kişinin kendi yaşamındaki, diğer eşin yaşamındaki ve etraftaki diğer insanların yaşamındaki etkilerinin sorumluluğu vurgulanır ki bu çoğu zaman evlilikle ilgili anlaşmazlığa yol açan sorunların derinlemesine anlaşılmasıyla sonuçlanır.

Aile terapisi diğer terapilerden yapı, teknik ve hedefler açısından farklılık gösterir. Kuramsal olarak “aile terapisi” psikoterapi kuramlarının çoğu ile benzerlik göstermekte ve onların kavramlarından yararlanmaktadır. Aralarındaki en önemli farkı ise diğer psikoterapiler “bireylere”, “danışan-terapist” ikili ilişkilerine ve “grup” tekniklerine önem vermelerine karşın, aile terapisi özel bir yapı ve etkileşim sistemi olarak aileyi bir bütün olarak “danışan” gibi kabul etmesidir. Bireyi kendi başına değil, ailenin diğer üyeleri ile olan ilişkileriyle ele almaktadır. Aile terapisinde birey ailenin sosyal yapısı içinde ele alınmakta ve terapi sürecinin amacı aile sistemini, kişiler arası ilişkileri değiştirmeye yönelik olmaktadır.

Ancak yine de aile terapisi hiçbir evliliğin devamı güvencesini vermez. Bazı durumlarda çiftler terapiye boşanmaya karar vermiş ancak bu süreci nasıl yöneteceklerini bilemez bir durumda gelebilirler. Böyle durumlarda çiftlerle boşanma süreci üzerine çalışılarak terapiye devam edilebilir.

Akdemir, A. , Karaoğlan, A., Karakaş, G. (2006), Türkiye’de Psikiyatri, Cilt8, Sayı 2.

Hazırlayan: Semra Sinem Çalış

İlgili Yazılar

spot_img

Son Yazılar