21 Temmuz 2024, Pazar
spot_img

1977’den Bu Yana Çocukların Çizimleri Değişiyor!

Batı Almanya’da yapılan bir araştırma cinsiyet eşitliğindeki artışın çocukların çizimlerini etkilediğini ortaya koydu.

Geçtiğimiz yarım yüzyıldan bu yana Batı Avrupa ülkeleri cinsiyet eşitliği konusunda epey yol katetti. Derinlemesine bir araştırmaya gerek olmaksızın söyleyebiliriz ki istatistikler oldukça çarpıcı. Örnek vermek gerekirse Almanya’da kadınların iş gücüne katılımı 1980 yılında yüzde 43 iken, bu sayı 2014 yılında yüzde 73’e yükselmiş. Psikologlar ise toplumun yapısında gerçekleşen bu tür değişimlerin çocukların cinsiyet algısında nasıl ve ne gibi değişimler meydana getirdiğini merak ediyorlar.

Bunu araştırabilmek için, Bettina Lamm’nin liderliğini yaptığı Münster ve Osnabrück Üniversiteleri’nden bir ekip 1977’lerde Alman çocuklarının insan figürlerini resmetme şekilleri ile aynı yaş grubundaki çocukların 2015’te insan figürlerini resmetme şekillerini kıyaslama yoluna gitti. Sonuçlar yazının sonunda linkini vereceğim çalışmada yayınlandı. (Lamm, 2019). Sonuçlar birbirlerine paralel iki değişimi ortaya çıkardı: 2015’teki kız çocuklarının 1977’lerdeki kız çocuklarına göre daha fazla kadın figürü çiziyordu. Bununla beraber 2015’teki kız çocuklarının çizdikleri kadın figürleri kadınsal özellikleri bakımından 1977’de çizilen figürlere kıyasla daha belirgindi.

Araştırmacılar son 40 yıldır Batı Almanya’da gerçekleşen toplumsal değişikliklerin 2 eğilim geliştirdiğini söylüyor. “Bir yandan cinsiyetler arası eşitliğin artış göstermesi, diğer yandan da cinsiyet ayrımının giderek artması.

1977’de yapılan çalışmada gözlemlenen erkek ve kız çocukları toplamda 208 iken, aynı yaş gruplarında olan ve 2015’te gözlemlenen erkek ve kız çocukları toplamda 168 kişiydi. Yaş grupları arasında belirgin bir farklılık bulunmamasının yanı sıra, çocukların yaşları ortalama 6-7’ydi ve yaklaşık olarak yüzde 50’si kız çocuklarıydı.

Her iki grup da “gelişmiş bir eğitim sistemine” sahip olan Batı Almanya şehirlerinden seçilmiş ve evlerinde Almanca konuşan çocuklardı. Her iki grup da okullarda test edildiler. Bütün çocuklara boş bir kağıt, bir kalem sağlandıktan sonra aynı yönerge verilmişti: “Yapabildiğiniz ölçüde bir insan figürü çizin, herhangi bir zaman kısıtlaması yok.” Daha sonra, araştırmacılar bu çizimleri erkek/kadın ve hem erkek hem de kadınlar için ne kadar cinsiyet kalıbı detayı içerdiklerine göre kodlandılar. Örnek vermek gerekirse: saç stili, kıyafet ve aksesuarlar.

1977’lerde iç bunaltıcı bir şekilde çocukların çok büyük bir çoğunluğunun resimleri erkek figürlerden oluşurken (çizimlerin yüzde 70’i erkek, yüzde 18’i kadın, geriye kalan figürlerin cinsiyetleri net bir şekilde tanımlanamamış), kız çocuklarının yalnızca yüzde 34’ü kendi cinsiyetini çizmeyi seçmiş.

2015’te ise oldukça dramatik bir artış gerçekleşmiş, çizimlerdeki figürlerin yüzde 47’si kadın, yüzde 40’i erkek ve geri kalanın cinsiyetleri de net bir şekilde tanımlanamamıştır. Ayrıca, kız çocuklarının yüzde 85’i kendi cinsiyetlerini çizmeyi seçmiştir. Bunun yanında 2015’te çizilen kadın figürlerinin 1977’te çizilen kadın figürlerine kıyasla çok daha feminen olduğu ortaya konmuştur.

Buradan Çevrildi: the-way-children-draw-human-figures-has-changed-since-the-1970s-reflecting-modern-societys-attitudes-to-gender-german-study

How Societal Changes Have Influenced German Children’s Gender Representations as Expressed in Human Figure Drawings in 1977 and 2015

Hazırlayan: Sıla Özeren

İlgili Yazılar

spot_img

Son Yazılar