Haberler

Yediklerimiz Kadar Akıllıyız

Yediklerimiz Kadar Akıllıyız

Amerika ve onun gibi pek çok endüstriyel toplum gittikçe şişmanlıyor.

Amerika’da nüfusun %20-35’nin obez olduğu, obezitenin; kalp sorunları, diyabet ve kanser gibi sonuçları dolayısıyla ölüme davetiye çıkarabildiği biliniyor.

Son dönemde yiyeceklerin ve beslenme düzeninin beyin gelişimine olan etkilerinin incelenmesi amacıyla;

London Üniversitesinde, Dr. Sophie von Stumm’un yapmış olduğu çalışmada, 3-5 yaşları arasındaki  4,000 İskoçyalı çocuğa verilen beslenme düzeni boylamsal olarak (uzun dönemde) değerlendirilmeye alınıyor.

Çalışmada sadece özel tipte besin grupları incelemeye alınıyor (omega 3, margarine, balık vb.).  Dr.von Stumm, hızlı hazırlanan yiyecekler (fast- food) ile daha yavaş hazırlanan, taze pişirilmiş yiyecekler (slow food) arasında karşılaştırma yapıyor.

Değerlendirmelerinde sosyoekonomik düzeyi (SED) de bir değişken olarak ele alan Stumm’un elde ettiği bulgulara göre, SED’in de zeka gelişimi üzerinde aracı rolü olduğu görülüyor. Daha varlıklı aileler çocuklarına daha taze ve yavaş pişirilmiş yiyecekleri (slow food) yedirmeye özen gösteriyorlar. Bu da zeka gelişimi üzerinde olumlu etki yaratıyor.

Aksine, sosyoekonomik düzey düştükçe zeka gelişimi baltalanabiliyor. Çünkü, çocukların fast- food yeme oranlarında artış gözlendiği bildiriliyor.

Bu bulgular, çocukların yeme alışkanlıklarının olumlu yönde değiştirilmesi yolunda ikna edici duruyor. Daha yavaş hazırlanan, sağlıklı besinlerin tercih edilmesinin zeka gelişimi üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yapan araştırmacılar; olumlu zeka gelişiminin, olumlu akademik performans ve başarılı bir kariyer anlamına gelebileceğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor.

-psychologytoday-

0

# #