Haberler

KARNE KİMİN?

KARNE KİMİN?

Türkiye Zeka Vakfı Uyarıyor!

Bir öğretim yılının sonunda yeni bir karne dönemiyle daha karşı karşıyayız.  Karneyi çocuklar alır ancak alınan karne aynı zamanda hem ailenin hem de eğitim sisteminin ve okulun karnesidir.

Karneyle ilgili açıklamalar genellikle zayıfı olan çocukların yaşayacağı travma üzerinden açıklanır. Ancak,  anne-baba ve çocukların karneye yönelik tepkisi oldukça farklı özellikler taşıyabilir. Bazı anne babalar okul karnesini çok önemserken bazıları hiç önemsemeyebilir. Aynı şey çocuklar için de geçerli olabilir. Bazı öğrenciler mükemmeliyetçi bir şekilde kusursuz karneyi önemserken bazıları çok sayıda zayıf notu ciddiye almayabilir. Bundan dolayı karneyle ilgili olarak tek yönlü bir açıklama yapmak yetersiz olabilir. Karneyi önemseyen aileler çocuğunun karnesi kötü olursa ne yapması gerektiği konusunda kaygılanabilir. Anlayışlı olmakla sert davranmak arasındaki seçim bu kaygının iki ucudur. Öğrenciler ise, aşırı kaygı ile vurdumduymazlık arasında gidip gelebilir. Her çocuğa özgü bireysel açıklama yapmakta yarar vardır.

Karnenin anne-baba ve öğretmenlerce doğru okunması ve doğru değerlendirilmesi önemlidir. Karne, öğrencinin “başarı ya da “başarısızlık belgesi değil, öğrenciden beklenen yeterlilikleri ne derecede gösterdiğine ilişkin bir değerlendirmedir. Amaç öğrencinin eksikliklerinin giderilmesi için yapılması gerekenleri ortaya koymaktır. Karne öğrencinin potansiyelini değil, reel durumunu yansıtmaktadır.

Okullar ve öğretmenler çocukların karnesindeki olumsuzlukların ne derece kendilerinden kaynaklandığını araştırmalıdır. Öğretim yöntemleri, öğretmen yeterliği, öğretmen eksikliği öğrenme başarısını etkileyen belli başlı faktörlerdir. Bu çerçeveden bakıldığında her bir öğrenciye ulaşmak için yeterli alt yapı ve olanak sağlanıp sağlanamadığı araştırılmalıdır.

Karne konusunda en etkili değişken, anne-baba ve çocuk ilişkisidir. Çocuğun kendini geliştirmesine imkân sağlayan, kişiliğine saygı duyan, özgüven kazandıran ailelerin çocukları daha başarılı olmaktadır. Ailesinin sevgisi ile çocuk kötü karnenin yarattığı üzüntüyü kolay atlatır. Aksi takdirde çocuğun dönem boyunca yaşadığı sıkıntı karneyle birlikte yeniden ivme kazanacaktır. Karnesi zayıf dahi olsa her çocuk tatili ve dinlenmeyi hak eder. Bu onun çocuk olmakla kazandığı bir haktır.

Konuyla ilgili bazı somut öneriler aşağıda listelenmiştir:

  • Okula yeni başlama, ergenlik döneminde olma, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve benzeri birçok özellik çocuğun zayıf bir karneye sahip olmasına yol açabilir. Bu nedenle çocuğun bu tür özelliklere sahip olup olmadığı öncelikle dikkate alınmalıdır.
  • Kötü karnenin utanç verici bir durum değil, çaba gösterildiğinde aşılabilecek bir engel olduğu çocuğa hissettirilmelidir. Kötü notlar kadar iyi notlar da vurgulanmalıdır.
  • Karnenin yalnızca sol tarafındaki not bölgesi değil, sağ tarafındaki davranış bölgesi de dikkate alınmalıdır.
  • Karne tarihi gelmeden karne üzerinde konuşulmamalıdır. Bu durum aşırı kaygıya yol açabilir. Çok yüksek beklenti de benzer bir sorun doğurabilir.
  • Arkadaşları veya kardeşleriyle kıyaslanmak çocukların yaşayabileceği travmayı artırır. Bu nedenle kıyaslama yerine cesaretlendirme tercih edilebilir.
  • Sonuç ne olursa olsun çocuk sevildiğini hissetmelidir. Sevginin başarı koşuluna bağlı olduğu ailelerde çocukların değersizlik hissi çok yükselmektedir. Çocuğa ‘seni sen olduğun için seviyorum’ duygusu verilmelidir.
  • Anne-babalık rolleriyle, öğretmen veya uzman rolleri karıştırılmamalıdır.
  • Karne notları çok iyiyse, abartılı bir ilgi gösterilmemelidir. Maddi değeri yüksek olan hediyeler yerine, onunla sevdiği iş ve etkinlikleri paylaşmak daha olumlu bir etki yaratabilir.
  • Çabası olan ancak karnesi iyi olmayan çocukların olumsuz olarak eleştirilmesi onların motivasyonunu düşürecektir.
  • Karne notuna göre tatil ve dinlenme sürelerini kısıtlanmamalıdır. Çocuklar bu gibi durumlarda benliklerini koruma için tepkisel davranışlar geliştirebilir.
  • Karnesindeki zayıflardan dolayı evden kaçan, intihar eden vakaları televizyonda izleyen çocuklarda benzer eğilimler gelişebilir. Bu nedenle karnedeki nota eleştiri çocuğun kişiliğine yönelik eleştiriye dönüşmemelidir.
0

# #